www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws

Scroll images by bigoo.ws

K-I-Z-L-A-R----G-İ-R-E-B-İ-L-İ-R-İ-R

MERHABA ARKADASLAR BLOGUMA HOSGELDINIZ . İYİ EĞLENCELER

10/5/2007 - ÜZGÜNÜM

Kategori: ONEMLI

Arkadaşlar çok üzgünüm hemde çok bu mesajları aldıktan sonra çok sıkıldım herkes bloguma kötü yorumlar yazıyor bazıları kötü yazmıyor ama ben çok sıkıldım lütfen böyle yapmayın eğer böyle giderse bu blogu kapatıcam ben bildiklerimi paylaşmaya çalışıyorum siz ne yapıyorsunuz

 

 

 

 

 

Artık blogumlada biraz zor ilgilenirim .....

 

 

10 YorumYorum yaz!Bağlantı

20/4/2007 - öğrenelim

Kategori: ODEVLER
En büyük buz oteli
Ferit Avcı
Dünyanın en büyük buz oteli Kanada’dadır. Her yıl aralık ayında inşa edilen bu buz otelde 600 kişi konaklıyor. Her yanı buzdan inşa edilen otelin içinde sinema, toplantı salonları, sauna ve restoranlar yer alıyor. Otele giriş yapanların sıkı giyinmesi öneriliyor.


 

Bengal kaplanları
Ferit Avcı
Günümüzde sayıları yüzlerle ifade edilen Bengal kaplanları sadece Hindistan ve çevresinde yaşar. 160 cm uzunluğunda (Kuyruk uzunluğu hariç), 1 metre boyunda ve 250 kilo ağırlığındadır. 105 gün süren gebelikten sonra 3-4 arasında yavru dünyaya getirir.


İllüstrasyonlar: Ferit Avcı

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

20/4/2007 - sınıf öyküleri

Kategori: ODEVLER

Mürekkep balığı
Melek Çe
Resim dersinde öğretmenimiz isteyenlerin mavi isteyenlerin de siyah mürekkeple çalışma yapabileceğini söyledi.

- Bende kırmızı mürekkep var öğretmenim dedi Yağmur.

- O da olabilir, dedi öğretmenimiz.

- Yeşil de olur mu, diye sordu Emel.

- Tabii!

Böylece çalışmamız başladı ve bir süre sonra Uluç önlüğüne siyah mürekkep döktü. Dilek?in parmakları mürekkep içindeydi. Batuhan mavi bir orman, Emre galaksilerle dolu bir uzay resmi çıkardı ortaya. Yağmur ise kıpkırmızı ufukta denize batan güneş resmi yapıyordu. Hamza korkunç olması için simsiyah gölgeler, Işıl hiç de iştah açıcı olmayan lacivert elma, üzüm ve muz resimleri, Derya, çilek ve kelebek desenli yastıklar çizmişti. Emel ise adeta yeşil rengi konuşturmuştu. Yeşil yeşil yapraklar, kuşlar, laleler, boncuklar, kurdeleli kutucuklar yapmıştı. Ve bir de mürekkep balığı! Harikaydı. Resme bayılmıştık.

Resimlerimiz bitince kurumaları için sıralarımızın üzerine bıraktık. Zil çoktan çalmıştı. Öğle tatilinde birbirimizden farklı planlarımız vardı. Müge kütüphaneye gidecek, Osman, İlker, Uluç ve Batuhan başta olmak üzere erkek öğrenciler futbol maçı yapacak, Dilek spor salonunda tırmanma halatıyla duvara tırmanacak, Işıl ve Yağmur da koridor gezintisi yapacaklardı. Sınıfımız bomboş kalacaktı yani!

Böylece dağıldık. Ancak bir süre sonra hepimiz erkek öğrencilerin futbol maçını izlerken bulduk kendimizi. Osman ve İlker her zamanki gibi harika şutlar çekiyorlardı. Maç devam ederken Çılgın öğretmenimiz de izleyici olarak bize katıldı. Görünüşte ortada normal olmayan hiçbir şey yoktu. Ta ki Tilda, Müge?nin kolunu dürtükleyene kadar! Çılgın öğretmenimizin kolunu işaret ediyordu. Müge, Emel?in kolunu çekiştirdi. Emel Jankat?ın, Jankat da Yağmur?un. Ne yazık ki Jankat sonra buna çok pişman oldu. Yağmur ?Ayyy!? diye bir çığlık atmıştı çünkü.

Müge, İlker ve Osman?a işaret diliyle bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Uzun süren bir uğraş sonunda Osman bu dili çözerek maça son verdi. Çılgın öğretmenimiz de:

- Haydi, ben gidiyorum. Sonra görüşürüz, diyerek yanımızdan ayrıldı.

Vakit kaybetmeden sınıfa döndük. Tahmin ettiğimiz gibi Emel?in sırasında kocaman bir hediye paketi vardı. Gizemli kişi Çılgın öğretmenimizden başkası değildi yani! Beyaz gömleğinin kolundaki yeşil mürekkep balığı bunun canlı kanıtıydı.

Emel?in sırasına hediye paketini bırakırken, kolunu henüz kurumamış olan resmin üzerine koymuş olmalıydı. Oldukça şaşkındık.

- A! A!

- Çılgın öğretmenimiz, dedi Tilda.

- Yok ya!

- Yok canım!

- Olamaz!

- Şu işe bak.

- Hiç aklımıza gelmezdi!

Sözlerinden başka bir şey duyulmuyordu sınıfta. Neden daha önce aklımıza gelmemişti sanki? Tanıdıklarımız arasında böyle bir çılgınlığı yapacak tek kişi oydu.

- Peki, ama lacivert ceket! Geçen gün lacivert ceket giyenler arasında Çılgın öğretmenimiz yoktu! dedi Hamza.

- Çünkü o gün lacivert ceketini anneme vermiş. İkisi çok iyi arkadaş, dedi Dilek.

- Yaa! dedik hep birlikte.

- Peki, şimdi ne yapacağız, diye sordu Batuhan.

Bu konuda pek çok fikrimiz vardı. Öğretmenimize tıpkı gizemli kişi gibi hediyeler gönderebilir, mektup yazabilir, koridorlarda sevinç çığlığı atarak koşabilir, gidip boynuna sarılabilir, ?Yaşasın sizi yakaladık!? diyerek nispet yapabilirdik. Ama en iyisi öğretmenimizi sınıfa davet etmekti. Öyle de yaptık.

Müge ve Dilek, Çılgın öğretmenimizi sınıfa davet ettiler. Öğretmenimiz yüzünde ciddi bir ifadeyle sınıfa girdi. Tek tek bizi süzüyordu. Doğrusu o anda birbirinin kuvvetini tartan iki hasım gibiydik. Fakat bir süre sonra öğretmenimizin yüzündeki ciddi ifade gülümsemeye sonra da kahkahaya döndü.

Hep beraber gülüyorduk. Çok komik bir andı. Çılgın öğretmenimiz daha sonra hiçbir şey söylemeden sınıftan çıkıp gitti. Giderken de bize el salladı. Tıpkı uzaklara giden gemilerdeki yolcuların yaptığı gibi! Biz de ona el salladık. Sevgili Öğretmenimiz sınıfa girdiğinde hâlâ gülüyorduk. Sonra tahtada rakamlar, kelimeler sıralandı. Bir sürü soru cevap bekliyordu. Galiba hayat, daima bir soruya cevap aramakla geçen bir şey! Bakalım şimdi sırada hangi soru var?

Sayı: 188
Bölüm: Sınıf Öyküleri

Yalnız bir uzay aracı gibi!
Melek Çe
Gizemli kişiyi bulma planımız yolunda giderken
Tilda öksürmeye başladı. Tabii onun öksürüğü gizemli kişiyi korkutup kaçırmadı. Fakat giderek arttı ve sonunda Tilda okula gelmez oldu. Bir gün, iki gün derken öğretmenimiz endişelenmeye başladı.

Tilda?ya telefon edemiyorduk. Çünkü evlerinde telefon yoktu. Annesi ya da babası okula gelip herhangi bir bilgi vermemişlerdi. Bu durumda geriye bir tek yol kalıyordu. İçimizden birinin gidip neler olduğunu öğrenmesi. Müge:

- Bugün okul çıkışı annemle birlikte gidip neler olduğunu öğreniriz, dedi.

- Pekâlâ, o halde senden haber bekliyoruz, dedi öğretmenimiz.

Ertesi sabah Müge okula geldiğinde çok üzgündü. Dokunsak ağlayacak gibiydi. Anlattıklarını dinleyince biz de ağlayacak gibi olduk. Tilda çok hastaydı.

- Ateşler içinde, dedi Müge.

- Peki, ailesi onu niçin doktora götürmüyor, diye sordu Yağmur.

- Babası uzun süredir çalışmıyormuş, dedi Müge. Biz de dün akşam öğrendik. Tabii hemen Tilda?yı hastaneye götürdük. Doktor bir süre hastanede kalması gerektiğini söyledi.

Müge bize anlattıklarını derste öğretmenimize de anlattı. Öğretmenimiz çok üzüldü.

Ders boyunca bildiğimiz bütün harfler, kelimeler, rakamlar, uzak bir denizde üzgün üzgün yelken açtılar. Tilda?nın sırasına bakıp duruyorduk. Sanki bir sonraki bakışımızda Tilda orada oturuyor ve gülümsüyor olacaktı!

Dersten sonra öğretmenimiz bizi ?Çılgın Öğretmenimiz?e emanet etti. Tilda?yı görmeye gidecekti. ?Çılgın Öğretmenimiz?i uzun süredir görmüyorduk. Çünkü o artık ikinci devrenin öğretmeni olmuştu. Fakat bugün öğretmenimizin ricasını kırmamış, dersimize gelmişti. Onu karşımızda görünce ister istemez güldük. İlk karşılaştığımız gün gelmişti aklımıza. Nasıl da korkmuştuk! O?nun Afrika?nın Finike kabilesinden olduğunu düşünmüştük. Ta ki Finike portakalı yiyip aklımız başımıza gelene kadar!

Işıl, ?Çılgın Öğretmenimiz?e sarılıp ağlamaklı bir sesle:

- Tilda çok hasta öğretmenim, dedi.

- Biliyorum. Ama belki bugün daha iyidir. Hele bir öğretmeniniz gelsin?

?Çılgın Öğretmenimiz?in anlattığı gezegenleri can kulağıyla dinleyemedik. Emre?nin aklına Mars?ta tek başına gezinen bir uzay aracı geldi ve:

- Ne güzel Mars?ı keşfediyor, dedi.

- Koskoca gezegende yapayalnız olması ne üzücü, dedi Yağmur.

- Üstelik bomboş bir gezegende, dedi Emel.

İlker:

- Hadi ya iki uzay aracı olsaydı üzücü olmaz mıydı, diyerek şaşkınlığını belirtti.

- Benim aklımda Tilda ve bomboş bir gezegen yan yana dolaşıyor, dedi Dilek.

Bu sözler üzerine Çılgın öğretmenimiz gezegenleri anlatmaktan vazgeçti.

- Resim yapalım isterseniz, dedi.

Resim yapmayı çok seviyoruz. Özellikle Emel. Emel bugün birbirini çok seven üç kız arkadaşın resmini yaptı. Tilda, Dilek ve kendisiydi tabii resimdekiler. Osman birbirine yardım eden iki kişi, Işıl annesine sarılmış ağlayan küçük bir kız, Batuhan hasta birini mutlu edecek koca orman, İlker de oyuncağı olmayan bir çocuk için futbol topu çizdi. Müge hiçbir şey yapmadı. Bir süre camdan dışarısını seyretti. Sonra beyaz bir kâğıt çıkarıp yazmaya başladı. Çok önemli şeyler yazıyordu herhalde. Çünkü ders bittiğinde bile yazmaya devam etti.

O gün son teneffüste Tilda?nın olmayan spor ayakkabılarını, olmayan şemsiyesini, olmayan paltosunu, olmayan oyuncaklarını, olmayan sıcak evini düşündük. Müge:

- Bir plan yapmalıyız, dedi.

Tilda?nın olmayan her şeyini aramızda paylaştık. Fakat ona sıcak bir evi kim alacaktı? Bunu bilmiyorduk.

Ertesi gün Çılgın Öğretmenimizle birlikte Tilda?yı ziyarete gittik. Bizi görmedi. Ona uzaktan baktık. Hediyelerimizi Tilda?nın üzgün annesine verdik. Okula geri dönerken her birimiz bomboş bir gezegendeki yalnız birer uzay aracı gibiydik. Sevginin bazen insanı yalnız bir uzay aracına benzeten bir duygu olduğuna kim inanırdı ki?

Kızlar futbol takımı-1
Melek Çe
Bu yıl okulumuzda basket ve voleybol takımlarının yanı sıra bir de kızlar futbol takımının kurulmasına karar verildi.

Öğretmenimiz sınıfta bu duyuruyu yaparken gülmekten kendini alamadı. Çünkü kızlar futbol takımının belirlenmesi için önce her sınıfın kendi kız futbol takımını kurması gerekiyordu. Takımlar arasında bir turnuva düzenlenecek ve belirlenen iyi oyunculardan okulumuzun kız futbol takımı kurulacaktı. Öğretmenimizi dikkatle dinleyen İlker:

- Keşke erkekler futbol takımı kurulsaydı öğretmenim, dedi.

- Dileyelim o da olsun İlker. Ama şimdi sınıfımızın kız futbol takımını belirleyelim, dedi Öğretmenimiz.

- Bence önce gönüllü adayları tahtaya yazalım, dedi Osman. Öğretmenimizin:

?Kız futbol takımı için gönüllü olan var mı?? sorusuna yalnızca Dilek parmak kaldırdı.

- Peki ya sen Tilda? Sen de katılmak istemez misin, diye sordu Öğretmenimiz. Ne de olsa Tilda sınıfımızın en sportmen kızlarından biri.

Dilek yanındaki Emel?i ikna etmeye çalışıyordu.

- Ya ben futbol takımının resmini yapmayı tercih ederim, dedi Emel.

- Ben de onları haber yapmayı.

Müge?ydi bu. Bir yandan defterine bir şeyler yazıyordu. Yapacağı haberin manşetlerini hazırlıyordu herhalde.

Çok geçmeden acı gerçek ortaya çıktı. Sınıfımızdaki kızların sayısı bir takım kurmaya yetmiyordu. Zaten kızların çoğu futbol takımında oynamak istemiyordu. Bu durumda ya yan sınıftan transfer yapacaktık ya da birkaç erkek öğrenciyi takıma almak zorunda kalacaktık. Ne var ki, diğer sınıfların bu numarayı yutmayacakları açıktı!

Öğretmenimiz beden eğitimi öğretmeniyle kısa bir görüşme yaptıktan sonra sorun çözüldü. Belirlenen sınıf takımları eleme grubunda oldukları için altışar kişiden oluşturulacaktı. Böylece sınıfımızdaki bütün kızlar, takıma seçildiler. Yağmur kaleci olurken Derya, yedek kulübesine geçti. Zaman zaman Işıl ile yer değiştireceklerdi. Takım kaptanı Dilek oldu. Dilek aynı zamanda takımın en golcü olmasını beklediğimiz futbolcusu.

Öğretmenimiz:

- Bugün derslerden sonra ilk antrenmanımızı yapalım, dedi.

- Antrenman olursa biz de kalırız, dedi İlker.

Dersler bitti fakat sınıfımızdaki heyecan bitmedi. İlker her teneffüste Dilek?e taktik verdi. Tilda?nın spor ayakkabıları yanında değildi. Bu durum kısa süreli bir panik havası oluşturdu. Neyse ki Dilek?in sırt çantası yine imdada yetişti. Doğrusu Dilek?in sırt çantasına bir kez daha hayran kaldık. İçinde bir sporcu için gerekli olabilecek her şey var. Sakız, meyveli şeker, selpak, kalın çorap, eşofman, kafa, kol ve diz bantları ve ilk yardım için gerekli olabilecek yara bandı, sargı bezi ve stetoskop gibi birçok şey.

Derslerden sonra okulumuzun bahçesinde belirlediğimiz alanda buluştuk. Burası futbol sahası değildi. Ancak elemeler ve antrenmanlar için geçici olarak kullanılacaktı. Sahaya 5-C?nin kız futbol takımı da geldi. 5-C?nin en haşarı öğrencisi Ahtapot Nâlân da takıma girmişti. İlker ve Osman onu görünce pek hoşnut olmadılar. Bizim kız futbol takımı için eleme maçları kıran kırana geçecek demekti bu.

Öğretmenimiz sahaya geldiğinde bizim takım eşofmanlarını giyip sahaya çıktı. Öğretmenimiz onları koştururken Derya yedek kulübesinde oturdu.

- Ne de olsa ben yedek oyuncuyum. Maç boyunca bana ihtiyaç olmamasını diliyorum, diyerek esnedi.

- Boş ver Derya, sana ihtiyaç olursa, yedek kulübesinden çalım atarsın, dedi İlker.

Antrenman henüz yarılanmamıştı ki Yağmur:

- Bir adım daha atacak halim kalmadı ya. Zaten kalecilerin koşmasına ne gerek var, diyerek sahanın kenarına çıktı.

Işıl koşarken düştü ve sağ dirseğini yaraladı. Yalnızca küçük bir sıyrıktı, yine de:

- Annemi istiyorum, diye ağladı.

Daha da kötüsü Ahtapot Nâlân saha kenarında antrenmanı izleyen İlker?e bizim takımı göstererek:

- Sizi çiğ çiğ yiyeceğiz, dedi.

Bu sözler üstüne Uluç ona:

- Çiğ köfteci!

Jankat ise:

- Yamyam, dedi. Ahtapot?un damarına basmıştı. İyice sinirlenen Ahtapot Nâlân, İlker?e çelme atmak isterken yere düştü. Ayağa kalkınca, ?Size gününüzü göstereceğiz!? diyerek arkadaşlarının yanına gitti.

Artık iyi biliyorduk; 5-C ile yapacağımız maç bir onur maçı olacaktı.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

20/4/2007 - DİNİN ŞARTLARI

Kategori: ODEVLER

Malumunuz, Kutlu Doğum adı verilen haftadayız. İlgililenenler için bir kaç link ve geçen seneden farklı olarak bir kaç yazı vermek istedim:

Kutlu Doğum Haftası’nda neler yapabiliriz?

İnsanlığı içinde bulunduğu karanlık dünyadan kurtarmak, onlara kılavuzluk yaparak yollarını aydınlatmak üzere ışıklar saçan bir kandil olarak seçilmiş ve vazifelendirilmiş olan sevgili Peygamberimizin (sallallâhu aleyhi ve sellem) dünyaya teşriflerinin kutlanıldığı Kutlu Doğum Haftası’na ulaşmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bugünleri nasıl değerlendirelim, neler yapalım diyorsanız size şu tavsiyelerde bulunabiliriz:

* O’nun getirdiği mesaj bir huzur kaynağıdır. Bu huzur kaynağından istifade edebilmek için O’nu ve O’nun getirdiği n?anımak gerekir. Bu amaçla Allah Rasulü’nü (sas) tanıtan kitaplar okuyabiliriz. Okuduklarımızın kalıcı olması için de öğrendiğimiz bilgileri başta aile fertlerimiz olmak üzere çevremize anlatabiliriz.

* Akşamları çocuklarımıza Efendimiz’in (sas) yaşadığı örnek hayattan kesitler anlatabiliriz. O’nun ashabıyla arasında geçen diyalogları hikaye tarzından anlatarak çocuklarımızın dikkatlerini Peygamberimizi anlama üzerinde yoğunlaştırabiliriz.

* Nebiler Serveri’ni hayatını anlatan video kasetlerini veya film CD’lerini ev halkıyla beraber izleyebiliriz. Yine bunun gibi Efendimiz’in (sas) hayatından kesitler sunan veya O’nunla alakalı yazılan şiirlerin bulunduğu ses kasetlerini dinleyebiliriz.

* Yaşadığımız yerde Allah Rasulü’nü (sas) hatırlatan ne varsa oraları ziyaret edip hayalen asr–ı saadete gidip tefekküre dalabiliriz. Ziyaretlerimizde yanımıza çocuklarımızı da alabiliriz.

* Bir gül satın alarak yanında da Efendimiz’i (sas) anlatan bir kitapla beraber akraba veya dost ziyaretlerinde bulunabilir, onlarla beraber Efendimiz (sas) yörüngeli sohbetler yapabiliriz.

* İki Cihan Serveri, “Beni H?akıa, Mürselat s?ri ihtiyarlattı.” (Tirmizi, Tefsir, 57) buyuruyor. Bu s?rde içerisinde kıyamet sahnelerinin resm edildiği ayetler, Allah Rasulü’nü (sas) derin bir tefekküre salmıştı. Bizler de bu günlerde bu s?rin muhatabının kendimiz olduğunu düşünerek H?
Vakıa ve Mürselat s?rini okuyabiliriz.

* Allah, “Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygamber’e hep salât ederler. Ey iman edenler! Siz de O’na salât edin ve tam bir içtenlikle selâm verin.” (Ahzab, 33/56) buyurarak bizlerden Efendimiz’in (sas) ismini andığımız zaman salavat getirmemizi istiyor. Bu İlahi emir doğrultusunda bizler de özellikle bu günlerde Efendimiz’e (sas) bol bol salavat getirebiliriz. “Allah Rasulü’ne nasıl salavat getirelim?” diyorsanız işte size birkaç örnek: Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed. Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin adede ma flmillâhi salaten daimeten bidevâmi mülkillâhi. Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve ashâbihiadedi ilmike ve biadedi ma’l?p;acirc;tike. [via]

Salât-ı Tefriciye

Allâhümme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ seyyidinâ Muhammedinillezenhallü bihmp;#8217;l–ukadu ve tenfericu bihi’l–kürabu ve tugdâ bihi’l– havâicu ve tünâlü bihi’r–reğâibu ve hüsnü’l–havâtimi ve yüsteska’l–ğamâmu bivechihi’l–ker ve alâ âlihi ve sahbihi fülli lemhatin ve nefesin biadedi külli ma’l?leke.

Meraklısna Linkler

Diyanet İşleri Başkanının Kutlu Doğum haftası ile ilgili yazısı: Din ve çağdaşlık,

Zaman Gazetesi Kutlu Doğum özel sayfaları, Kutlu doğum ile alakalı Cuma hutbesi, Hz . Peygamber (s.a.v.) ile alakalı bazı kitaplar, Hz. Peygamberin (s.a.v.) hayatı ile ilgili bilgiler.

Hz. Peygamber’e (s.a.v.) yazılmış Şiirler, Na’atlar.

Bir de ilginç link; TBMM de kutlu doğum haftasının kabulü ile ilgili tutanak.

Bu konu ile ilgili bu sitedeki bazı yazılar:

- O (s.a.v.), herkesin peygamberi
- Mutlu akşamlar, Kutlu geceler
- Seni ne çok özledik ey Nebiler Nebisi…
- Birinci Nükteli İşaret

Kandiliniz mubarek olsun.

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

20/4/2007 -

Kategori: ODEVLER

uzun zamandır yokum arkadaşlar çok pardon yirmi üç nisan geliyor sizin için şiirler buldumm

 

                                23 NİSAN

bugün 23 nisan

bu gün Atatük'ten armağan sen inan

Bugün eğlen öğren

Bugün atamı an

Sende şafaklar gibi şanlan

bayrağım!!

Gör işte gözlerinle çocuk Atam sen inan

Bugün 23 nisan

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

18/4/2007 - will

Kategori: cocuk

arkadaşlar sizce will yani bu kız güzel mi???yorumlarınızı bekliyorum

17 YorumYorum yaz!Bağlantı

17/4/2007 - CORNELİA HALE

Kategori: cocuk

ARKADAŞLAR WİTCH DEN CORNELİA ÇOK GÜZEL

13 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

HAKKIMDA

<%De******ion%>


myspace


SON YAZILARIM

ÜZGÜNÜM
öğrenelim
sınıf öyküleri
DİNİN ŞARTLARI
Başlıksız


BAĞLANTILAR

Ana Sayfa
Profil
Arşiv
Arkadaşlarım


KATEGORİLERİM




MEDYA-BİLGİ-MÜZİK

Günlük Burç
TV'de Bugün

Online Müzik

Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayın

Türkçe - Ýngilizce Sözlük
ç - ý - ð - ö - þ - ü
Kelime:





























ARKADASLARIM

destina95

iremkiz

kizlaricin

saadetwinx

girbul

corneliawitch

bloomseray

winxgirl123

blogum123

dolunaykiz

kizlarulkesi

sekerkizgizem

winxvegruphepsi

crazypink

irmawitchh

incisiirler

inciislam

pembekelebekler

afacanlarokulu

spike24

bloomekin

25sevil1995

twogirls

sekerkiz94

morpamuk




myspace




www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws

Glittery texts by bigoo.ws